henüz, yeni, taze, taze taze
{
freshly
}
yeni, son günlerde, bu günlerde,...
{
recently
}
serin, soğuk; soğukkanlı; klas, harika;...
{
cool
}
taze, günlük, yeni, körpe, temiz,...
{
fresh
}
soğuk, serin
{
chilly
}
hareketli, canlı, çevik, enerjik, sert...
{
brisk
}
gevrek; çıtır çıtır, kırışık, kıtır...
{
crisp
}
rüzgârlı, esintili, neşeli, şen, canlı,...
{
breezy
}
harcama, masraf, gider
{
expense
}
masraf, paha, maliyet, fiyat; zarar
{
cost
}
yükleme, şarj etme, yük; doluluk...
{
charge
}
harcama
{
charges
}
ücret, mirasla edinilen mülk
{
fee
}
gider, giderler, masraflar, harcamalar
{
outgoings
}
harcama, masraf, gider; tüketme
{
expenditure
}
harcamalar, giderler, harcama, masraf
{
outlay
}
aşındırma, aşınma, yıpranma, yenme,...
{
abrasion
}
giyinme, kullanma, elbise, giysi,...
{
wear
}
yumurta (balık vs.), döl
{
spawn
}
kızartma, kızartılmış yiyecek, yavru...
{
fry
}
En cours de traduction, veuillez patienter...
