sağ kalan, hayatta kalan, kalan, geride...
{
surviving
}
geride kalan, sağ kalan, hayatta kalan,...
{
survivor
}
paçayı sıyırmak, kurtularak hayatta...
{
live through
}
hayatta kalmak, sağ kalmak, kalmak,...
{
survive
}
geçirmek, atlatmak, iyileşmek, başarmak,...
{
come through
}
daha uzun dayanmak, eskitmek
{
outwear
}
En cours de traduction, veuillez patienter...
