yükselen, doğan, çıkan, gelişen, gitgide...
{
rising
}
çoğalan
{
increasing
}
yükselen
{
ascending
}
yokuş yukarı giden, yükselen, zahmetli
{
uphill
}
dik yakalı, balıkçı yakalı
{
high necked
}
dik duran şey, kale, direk, kuyruksuz...
{
upright
}
ayaklanma, isyan, ihtilal, yükselme,...
{
rising
}
toplam, tutar, adet, yekun, meblağ,...
{
sum
}
toplam, tutar, adet, mevcut, topu, hepsi
{
total
}
boyut, ölçü, tutkal, boy, büyüklük,...
{
size
}
yükselmek, artmak, açılmak (perde),...
{
go up
}
tırmanmak, sarılarak tırmanmak,...
{
climb
}
çıkmak, yukarı çıkmak, yükselmek,...
{
ascend
}
asansörsüz bina, asansörü olmayan bina
{
walk-up
}
yaklaşmak, yanaşmak, sokak boyunca...
{
walk up
}
bir olaya karışmak, bir şeye dahil...
{
get into
}
kalkmak, ayağa kalkmak, kabarmak,...
{
rise
}
üzerine çıkmak, bindirmek, çıkmak,...
{
mount
}
binmek (at veya bisiklet), arabayla...
{
ride
}
binmek, ayağa kalkmak, doğrulmak
{
get on
}
binmek, bindirmek; otobüse trene veya...
{
get on
}
iyi gitmek, ilerlemek, gelişmek;...
{
get on
}
katılmak
{
join in
}
En cours de traduction, veuillez patienter...
